Kadınlarda görülen jinekolojik kanserler her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmayabiliyor. Bazı şikâyetler stres, hormonal değişimler, sindirim sorunları veya günlük yorgunlukla karıştırılabildiği için hekime başvuru gecikebiliyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle alışılmışın dışında ortaya çıkan, tekrarlayan, giderek artan veya uzun süre devam eden belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinde görülebilen belirtilerin başka ve daha sık rastlanan hastalıklardan da kaynaklanabileceğini vurgulayan Yassa, önemli olanın geçmeyen değişikliklerin nedeninin araştırılması olduğunu belirtiyor.
1- MENOPOZ SONRASI VEYA ADET DIŞI KANAMA
Menopoz sonrasında ortaya çıkan vajinal kanama, miktarı az olsa dahi tıbbi değerlendirme gerektiriyor. Menopoz öncesinde ise adet dönemleri arasında ortaya çıkan kanamalar ile alışılmışın dışında uzun veya yoğun kanamalar dikkate alınması gereken değişiklikler arasında bulunuyor.
Yassa, özellikle rahim kanserinde anormal kanamanın önemli belirtilerden biri olduğuna dikkat çekerek bu tür durumlarda jinekolojik muayenenin geciktirilmemesini öneriyor.
2- GEÇMEYEN ŞİŞKİNLİK VE ÇABUK DOYMA
Karında sürekli şişkinlik ve dolgunluk hissi, az miktarda yemekle doyma veya kıyafetlerin bel bölgesinde giderek dar gelmesi sindirim sistemi sorunlarıyla karıştırılabiliyor.
Ancak yeni başlayan ve neredeyse her gün tekrarlayarak birkaç hafta devam eden şikâyetlerin yumurtalıklar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yassa, “Hastaların önemli bir kısmı aylarca hazımsızlık ilacı kullanıp kadın doğum uzmanına en son geliyor. Şişkinlik geçmiyorsa mutlaka yumurtalıklar da değerlendirilmelidir” diyor.
3- İLİŞKİ SONRASI KANAMA VE OLAĞANDIŞI AKINTI
Cinsel ilişki sonrasında ortaya çıkan kanama ile kanlı veya alışılmadık akıntılar da göz ardı edilmemesi gereken belirtiler arasında.
Bu tür değişiklikler farklı nedenlerden kaynaklanabilse de rahim ağzındaki hastalıkların değerlendirilmesi açısından muayene önem taşıyor. Rahim ağzı kanserinde düzenli HPV taraması ve uygun kişilerde HPV aşısı da korunmada önemli araçlar arasında bulunuyor.
4- GEÇMEYEN KASIK AĞRISI VE TUVALET ALIŞKANLIĞINDA DEĞİŞİKLİK
Kasık veya alt karın bölgesinde sürekli ağrı ya da baskı, yeni başlayan sık idrara çıkma ihtiyacı ve nedeni açıklanamayan bağırsak alışkanlığı değişiklikleri de değerlendirilmesi gereken şikâyetler arasında yer alıyor.
Bu belirtilerin çoğu zaman kanser dışındaki nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten uzmanlar, özellikle yeni başlaması, giderek şiddetlenmesi veya birkaç belirtinin birlikte görülmesi durumunda hekime başvurulmasını öneriyor.
5- GEÇMEYEN KAŞINTI, YARA VE RENK DEĞİŞİKLİĞİ
Dış genital bölgede haftalarca süren kaşıntı, iyileşmeyen yara, ciltte kalınlaşma veya renk değişikliği ve sonradan ortaya çıkan kabarıklıklar da muayene gerektirebiliyor.
Daha nadir görülen vulva kanserinin bazı belirtilerinin mantar enfeksiyonu gibi daha yaygın rahatsızlıklarla karıştırılabileceğine dikkat çeken Yassa, tedaviye rağmen geçmeyen şikâyetlerde nedenin araştırılması gerektiğini vurguluyor.
BELİRTİ OLMASA DA TARAMAYI İHMAL ETMEYİN
Jinekolojik kanserlerin tamamı için aynı tarama yöntemi bulunmuyor. Özellikle rahim ağzı kanseri açısından düzenli tarama önem taşırken; yumurtalık ve rahim kanserlerinde toplum genelinde rutin olarak uygulanan standart bir tarama testi bulunmuyor.
Bu nedenle kişinin kendi vücudundaki değişiklikleri takip etmesi önem taşıyor. Ailede meme, yumurtalık, rahim veya bağırsak kanseri öyküsü bulunması durumunda ise hekimin değerlendirmesine göre kalıtsal risk araştırması ve daha yakın takip gündeme gelebiliyor.
ERKEN TANI TEDAVİ SEÇENEKLERİNİ DEĞİŞTİREBİLİYOR
Doç. Dr. Murat Yassa, jinekolojik kanserlerde hastalığın hangi evrede saptandığının tedavi planı açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Erken evrede saptanan uygun rahim kanseri vakalarında daha sınırlı cerrahi yöntemlerin uygulanabildiğini ifade eden Yassa, bazı hastalarda kapalı cerrahi seçeneklerinin de değerlendirilebildiğini söylüyor.
Yassa, kadınların vücutlarında daha önce olmayan ve kalıcı hale gelen değişiklikleri “nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelememelerini, gerektiğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarını öneriyor.





