Yaz aylarında değişen öğün saatleri, artan atıştırmalıklar ve hareket düzenindeki farklılıklar tatil dönüşünde tartıya birkaç kilo olarak yansıyabiliyor. Bu durum özellikle kısa sürede eski kilosuna dönmek isteyenleri katı ve düşük kalorili diyetlere yöneltebiliyor.
Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek ise hızlı kilo kaybı vaat eden yöntemlere karşı uyarıyor.
Enyüksek, “Tatil dönüşünde tartıda görülen kilo artışı birçok kişiyi sosyal medyada kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vaat eden şok diyetlere yöneltebiliyor. Ancak şok diyetler sürdürülebilir olmadığı gibi kişiyi sağlığından bile edebiliyor” diyor.
Sağlıklı kilo kaybında kişiye uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeninin esas alınması gerektiğini belirten Enyüksek, tatil sonrasında dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı.
TARTIDAKİ HER ARTIŞ YAĞ DEMEK DEĞİL
Tatil dönüşünde görülen kilo artışının tamamının yağ dokusundan kaynaklanmadığına dikkat çeken Enyüksek, değişen beslenme, uyku ve bağırsak düzeninin geçici sıvı tutulmasına neden olabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle tartıda birkaç kilo fazla görmek, hemen çok katı bir beslenme programına başlamak gerektiği anlamına gelmiyor. İlk adımın günlük rutine dönmek ve vücuda zaman tanımak olması öneriliyor.
ÖĞÜN ATLAMAK ÇÖZÜM DEĞİL
Hızlı kilo verme isteğiyle öğün atlamak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Protein, sebze-meyve, tam tahıllar ve sağlıklı yağların dengeli biçimde yer aldığı öğünler, gün içinde aşırı açlık oluşmasını önlemeye ve beslenme düzeninin sürdürülebilir olmasına yardımcı oluyor.
SUYU GÜN İÇİNE YAYARAK TÜKETİN
Kilo kontrolünde yeterli su tüketimi de önem taşıyor. Günlük su ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirten Enyüksek, genel olarak vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 30-35 ml su hesaplanabileceğini ifade ediyor.
Buna göre 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük ihtiyacı yaklaşık 2,1-2,5 litre olabilir. Ancak hava sıcaklığı, fiziksel aktivite, terleme ve kişinin sağlık durumu bu miktarı değiştirebilir.
HER GÜN HAREKETİ ARTIRIN
Tatil sonrasında yürüyüş başta olmak üzere düzenli fiziksel aktivitenin günlük yaşama yeniden dahil edilmesi öneriliyor. Kişinin sağlık ve fiziksel durumuna uygun orta tempolu yürüyüşler, kilo yönetiminde beslenmenin yanında önemli bir rol oynuyor.
UYKU DÜZENİNİ YENİDEN KURUN
Tatil döneminde değişen uyku saatleri de kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor. Uyku düzenindeki bozulmalar iştah ve enerji dengesiyle ilişkili mekanizmaları etkileyebildiğinden, tatil sonrasında düzenli yatış ve kalkış saatlerine dönülmesi önem taşıyor.
TATLIYI TAMAMEN HAYATINIZDAN ÇIKARMAYIN
Dondurma, tatlı ve atıştırmalıkları bir anda tamamen yasaklamak yerine tüketim sıklığı ve porsiyon miktarının kontrol edilmesi öneriliyor. Çok katı yasaklar yerine sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak uzun vadede daha uygulanabilir bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
PORSİYON KONTROLÜNE DİKKAT
Kilo verme sürecinde amaç aç kalmak değil, vücudun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin öğelerini dengeli biçimde karşılamak. Sebze ve salatalara daha fazla yer vermek, yeterli protein almak ve tam tahıllı besinleri dengeli tüketmek porsiyon kontrolünü destekleyebiliyor.
ÖNCE GÜNLÜK RUTİNİNİZİ TOPARLAYIN
Tatil dönüşünde ilk hedefin mümkün olduğunca hızlı kilo vermek yerine sağlıklı yaşam rutinine geri dönmek olması gerekiyor. Düzenli öğünler, yeterli su, sebze-meyve tüketimi, protein ve tam tahıllar ile fiziksel aktivitenin günlük yaşama dahil edilmesi bu sürecin temelini oluşturuyor.
ŞOK DİYETLERE DİKKAT!
Enyüksek, sosyal medyada kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vaat eden programlara karşı da uyararak, kişinin yaşı, sağlık durumu, kilosu, fiziksel aktivitesi ve beslenme alışkanlıklarının dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
“Öğün atlamak, karbonhidratları tamamen hayatımızdan çıkarmak, yalnızca salata veya sıvı tüketmek gibi yöntemler kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilse de sürdürülebilir değildir” diyen Enyüksek, bu tür uygulamaların günlük enerji ve besin öğesi ihtiyacının yeterince karşılanamamasına ve sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, özellikle kronik hastalığı bulunanların veya belirgin kilo kaybı hedefleyenlerin beslenme programını kişisel sağlık durumlarına göre bir sağlık profesyoneliyle planlamasını öneriyor.




