60 BİN YENİ NÜFUS TEHDİDİ

Uzun süredir farklı meclis toplantılarında bu konuyu ısrarla dile getirdiğini ve ortak bir aksiyon alınması gerektiğini belirten Gökhan Aygün, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 1/100.000, 1/5.000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının resen yapıldığını açıkladı. Bahsi geçen alanın 2,5 milyon metrekarelik Nükleer Araştırma Merkezi arazisi olduğunu vurgulayan Aygün, çevre hassasiyetinin sadece güzel cümlelerle kalmaması gerektiğini ifade etti.

AK Parti, Küçükçekmeceli Çocukların Yüzü Güldürdü
AK Parti, Küçükçekmeceli Çocukların Yüzü Güldürdü
İçeriği Görüntüle

Bu devasa arazinin imara açılma detaylarını teknik boyutlarıyla paylaşan Aygün, "Burada 2,5 milyon metrekarelik alan imara açılıyor ve bunun yaklaşık yüzde 55'i ticaret artı konut alanı olarak planlanıyor. Geriye kalan kısmı ise donatı alanları olarak ayrılmış durumda. Toplamda 1 milyon 396 bin metrekareyi aşkın bir inşaat alanı, yani konut alanı yaratılıyor. Resmi öngörülere göre burada 30 bin civarında bir nüfus artışı hedeflense de reelde durum böyle değil. Hem nüfus yoğunluğu hem de yol şartları göz önüne alındığında, yaklaşık 60 bin kişinin daha bu bölgeye geleceğini tahmin ediyoruz. Bu hamle, Küçükçekmece ilçemizi yeşile dönüştürmemiz ya da kentsel dönüşüme sokabilmemiz açısından avantaj sağlayabileceğimiz çok büyük bir yeri daha kaybetmemiz demektir" şeklinde konuştu. Aygün, geçmiş dönemde Marmara Üniversitesi arazisinde yükselen büyük yapıların yarattığı nüfus yoğunluğunun bir benzerinin burada da yaşanacağı uyarısında bulundu.

"O BÖLGE BİZİM OLASI AFET ANINDAKİ KONTEYNER KENT ALANIMIZDI"

Zoning planının yaratacağı nüfus yoğunluğunun ötesinde, çok daha büyük bir güvenlik krizine yol açacağına dikkat çeken Belediye Başkan Yardımcısı, söz konusu arazinin kritik bir lojistik öneme sahip olduğunu belirtti. Alanın afet planlarındaki yerine değinen Aygün, "Tabii burada bir başka sıkıntı da şöyle doğuyor: Orası bizim olası bir afet anında konteyner kent alanımız. Yani biz, Küçükçekmece ilçesinde deprem ya da herhangi bir afetten zarar görecek olan insanları o bölgeye tahliye ederek yaşanacak sıkıntıyı azaltmaya dönük bir tedbir alanı belirlemiştik. Ki bu sadece bizim değil, AFAD'ın da aynı zamanda tedbir planları arasında yer alıyordu. Şimdi buranın imara açıldığını görüyor olmak bizi derinden üzüyor" dedi. Belediye olarak boş durmadıklarını ve resmi itiraz sürecini başlattıklarını müjdeleyen Aygün, gerekli itiraz dilekçelerini hazırlayarak bayram öncesinde bakanlığa sunduklarını aktardı.

KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ İÇİN 10 YILLIK KURTARMA PLANI

Konuşmasında kamuoyunda sıkça tartışılan Küçükçekmece Gölü'ndeki kirlilik ve ekolojik sorunlara da geniş yer ayıran Gökhan Aygün, gölün durumunu öğrenmek ve kalıcı çözümler üretmek adına DSİ, İSKİ ve İstanbul Teknik Üniversitesi ile ortaklaşa bilimsel çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. Küçükçekmece Gölü'nün bir lagün gölü olduğunu ve yeraltı kaynaklarıyla beslendiğini hatırlatan Aygün, kirliliğin kökenine dair önemli bir tespitte bulundu. Geçmiş dönem büyükşehir belediye başkanlarının da bu konuda gayretleri olduğunu belirten Aygün, "Biz, yeraltı kaynaklarının göle akan kısmında; ilçemizde bulunan su kuyularına kanalizasyon bağlantısının olması ya da birkaç firmanın oraya kaçak bağlantı yapması sonucunda gölün kirlendiği kanaatinin daha fazla ön planda olduğunu düşünüyoruz. Çünkü direkt yüzey akışlarının engellendiği bir dönemdeyiz" dedi.

Bu sorunu kökten çözmek adına radikal bir idari adım attıklarını duyuran Aygün, Küçükçekmece Belediyesi olarak jeotermal ruhsatlandırma yetkisini kendi üzerlerine aldıklarını açıkladı. Bundan sonra ilçedeki su kuyularının amacına uygun kullanılmaması, izinsiz açılması veya ruhsatsız işletilmesi konusunda DSİ ve İSKİ ile ortaklaşa çok sıkı operasyonlar yürüteceklerini belirten Aygün, bu temizliğin zamana yayılacağını ifade etti. Gölün uzun vadede, yaklaşık 8-10 yıllık bir süreç içerisinde bu kirlilik krizlerini aşacağını öngördüklerini söyleyen Aygün, dipteki mevcut kirlilik ve mikroorganizma çoğalmasına bağlı oksijen dalgalanmaları nedeniyle önümüzdeki günlerde ne yazık ki yeni balık ölümlerinin de kıyıya vurabileceğini, buna hazırlıklı olduklarını belirtti. Göle dair kişisel ve duygusal bağını da meclisle paylaşan Aygün, "Ben annesi Kanarya'da doğmuş, büyümüş birisiyim aynı zamanda. Benim annem Küçükçekmece Gölü'ne Kanarya tarafından yüzmek için girdiğini anlatırdı bize. O yüzden inşallah gerekli tedbirleri alarak o güzel günleri ilçemizde tekrar yakalayacağız" ifadelerini kullandı.

MECLİSE ORTAK MÜCADELE VE DESTEK ÇAĞRISI

Gökhan Aygün, meclis toplantısında gündeme gelen ilçedeki otların büyümesi ve çevre düzenlemesi eleştirilerine de yanıt vererek, doğanın olağan akışı ve yağmurlar sebebiyle çimlerin çok hızlı uzadığını, belediye ekiplerinin fedakarca çalışarak biçtiği yerlerin bir hafta sonra yeniden uzayabildiğini ancak bu konuda ellerinden gelen tüm gayreti en etkili şekilde göstermeye devam edeceklerini söyledi.

Konuşmasının sonunda tekrar imar krizine dönen ve tüm parti gruplarına birlik çağrısı yapan Aygün, sözlerini şu çarpıcı davetle tamamladı: "Son olarak konuyu yine 2,5 milyon metrekarelik Nükleer Araştırma Merkezi'nin imara açılması konusuna getirmek istiyorum. Bakanlık tarafından resen yapılan bu planlara hep beraber itiraz etmek için taşın altına elimizi koyalım diye sizlerden destek istiyorum. Biz belediye olarak zaten ilgili hukuki itirazlarımızı yaptık ama sizin de bizimle birlikte olmanız, Küçükçekmeceliyi düşündüğünüzü gösteren tarihi bir adım olacaktır. Bu konuda bize destek olmanızı sizlerden Küçükçekmece halkı adına önemle rica ediyorum."