KÜÇÜKÇEKMECE – MHP Küçükçekmece İlçe Başkanlığı tarafından 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü kapsamında düzenlenen basın buluşması, ilçenin en önemli gündem başlıklarının masaya yatırıldığı geniş kapsamlı bir istişare toplantısına dönüştü. MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy'un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda basın mensupları ilçeye ilişkin merak edilen birçok konuyu doğrudan sorma fırsatı bulurken, toplantının en dikkat çeken gündemi ise uzun süredir kamuoyunda tartışılan Nükleer Araştırma Merkezi arazisi oldu. Yaklaşık iki saate yaklaşan toplantıda belediyenin mali yapısı, kamu yatırımları, rezerv alan tartışmaları, çevresel riskler, sokak pazarları ve MHP'nin ilçe kongresi de ayrıntılı şekilde değerlendirildi.
BELEDİYENİN MALİ TABLOSU ELEŞTİRİLDİ
Toplantının açılışında konuşan Sarısoy, yerel yönetimlerin en önemli sorumluluklarından birinin kamu kaynaklarını doğru yönetmek olduğunu belirterek Küçükçekmece Belediyesi'nin mevcut mali yapısına ilişkin eleştirilerde bulundu. Belediyenin uzun süredir artan borç yükü altında hizmet üretmeye çalıştığını ifade eden Sarısoy, sürekli kredi kullanılarak belediyeciliğin sürdürülemeyeceğini söyledi.

Borçlanmanın bir yönetim modeli haline gelmemesi gerektiğini dile getiren Sarısoy, kamuya ait taşınmazların borçların kapatılması amacıyla devredilmesini doğru bulmadıklarını belirtti. Özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçların kapatılması amacıyla İstasyon Mahallesi'ndeki bir taşınmazın devredilmesini örnek gösteren Sarısoy, "Sonuçta devredilen milletin malıdır. Kamu kaynaklarının daha planlı ve daha tasarruflu kullanılmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Belediyenin iştirak şirketi KİTAŞ üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Sarısoy, geçmişte dile getirilen ihtiyaç fazlası personel istihdamı eleştirilerini hatırlatarak, belediye meclisinde neredeyse her yıl kredi taleplerinin gündeme gelmesinin mali yapının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Yerel yönetime mali disiplin çağrısında bulunan Sarısoy, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasının belediyeciliğin temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı.
TOPLANTININ GÜNDEMİ NÜKLEER ARAŞTIRMA MERKEZİ OLDU
Basın toplantısının en uzun ve dikkat çeken bölümü ise Küçükçekmece'deki Nükleer Araştırma Merkezi arazisine ilişkin tartışmalar oldu. Gazeteciler, son dönemde rezerv alan olarak değerlendirilebileceği öne sürülen bölgeyle ilgili kamuoyunda oluşan soru işaretlerini Sarısoy'a yöneltti.
Gazeteciler tarafından, Enerji Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında yürütülen süreç, İstanbul Üniversitesi tarafından hazırlandığı belirtilen bilimsel raporlar ve bölgede olası radyasyon riskleri gündeme getirildi. Özellikle bölgede olası bir yapılaşmanın insan sağlığı açısından risk oluşturabileceği yönündeki iddialar toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri oldu.
Basın mensupları, söz konusu alanda yıllarca nükleer faaliyet yürütüldüğünü, bölgede bulunan reaktör ve nükleer atıkların bilimsel raporlarda ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini belirterek, herhangi bir yapılaşma kararı alınmadan önce kamuoyunun açık şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Gazeteciler ayrıca alanın Küçükçekmece'nin elinde kalan son büyük yeşil alanlardan biri olduğuna dikkat çekerek, ilçe halkının önemli bir bölümünün bölgenin kent parkı ve yeşil alan olarak korunmasını istediğini dile getirdi.
"BİLİM NE DİYORSA O YAPILMALI"
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekrem Sarısoy ise tartışmaların siyasi zeminden uzak tutulması gerektiğini söyledi. Henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir proje bulunmadığını hatırlatan Sarısoy, bu nedenle peşin hüküm vermenin doğru olmayacağını ifade etti.
"Küçükçekmece'nin menfaati neyi gerektiriyorsa bizim tavrımız da o yönde olacaktır." diyen Sarısoy, bilimsel raporların dikkate alınmasının zorunlu olduğunu belirterek, "Bilimin ortaya koyduğu somut veriler varsa bunlar mutlaka dikkate alınmalıdır. Eğer gerçekten burada insan sağlığını tehdit edecek bir risk bulunuyorsa buna rağmen yapılaşmayı savunacak hiçbir anlayışın olacağını düşünmüyorum." dedi.
Cumhur İttifakı'nın konuya yalnızca siyasi açıdan yaklaşmadığını da dile getiren Sarısoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alınacak kararların da kamu yararı gözetilerek verileceğine inandığını söyledi. Bununla birlikte ortada kesinleşmiş bir proje bulunmadığını vurgulayan Sarısoy, rezerv alan tartışmalarının ancak proje netleştikten sonra sağlıklı şekilde değerlendirilebileceğini ifade etti.

"BİLİM İNSANLARI KONUŞMALI, SİYASET KONUŞMAMALI"
Basın toplantısında en dikkat çeken anlardan biri ise Nükleer Araştırma Merkezi arazisinin geleceğine ilişkin soru-cevap bölümü oldu. Gazetecilerin, bölgede geçmişte yürütülen faaliyetler ve olası radyasyon riskiyle ilgili yönelttiği sorular üzerine Sarısoy, konunun siyasi tartışmalardan uzak tutulması gerektiğini yineleyerek bilimsel değerlendirmelerin esas alınmasının önemine vurgu yaptı.
Kendisinin ne çevre mühendisi ne de nükleer fizik uzmanı olduğunu hatırlatan Sarısoy, böylesine hassas bir konuda siyasetçilerin değil, alanında uzman isimlerin konuşmasının daha doğru olacağını söyledi. Bilimsel raporların ve teknik incelemelerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Sarısoy, ancak bu veriler ışığında sağlıklı bir karar alınabileceğini ifade etti.
"Ben teknik bir uzman değilim. Burada jeoloji mühendisleri, çevre mühendisleri, nükleer alanda çalışan bilim insanları konuşmalı. Eğer hazırlanan bilimsel raporlar burada herhangi bir risk bulunmadığını ortaya koyuyorsa buna göre değerlendirme yapılır. Aksi yönde bir durum varsa elbette insan sağlığı her şeyin önünde gelir." diyen Sarısoy, konuya ideolojik ya da siyasi pencereden bakmanın doğru olmayacağını dile getirdi.
Toplantı boyunca sık sık "önce bilim" vurgusu yapan Sarısoy, ilçenin geleceğini ilgilendiren böyle önemli bir konuda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliğinin vatandaşların kaygılarını artırdığını belirten Sarısoy, resmi kurumların bilimsel verileri şeffaf biçimde paylaşmasının tartışmaları büyük ölçüde sona erdireceğini ifade etti.
GAZETECİLERDEN "YEŞİL ALAN KALSIN" ÇAĞRISI
Toplantıda yalnızca sorular sorulmadı, gazeteciler de bölgeyle ilgili görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Basın mensupları, Nükleer Araştırma Merkezi'nin bulunduğu alanın Küçükçekmece'nin elinde kalan en büyük yeşil alanlardan biri olduğuna dikkat çekerek, bölgenin betonlaşmaması gerektiğini dile getirdi.
Gazeteciler, İstanbul'da hızla artan yapılaşma nedeniyle kişi başına düşen yeşil alan miktarının her geçen gün azaldığını, söz konusu alanın ise hem doğal yapısı hem de büyüklüğü nedeniyle ilçe için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Olası bir dönüşüm planında bölgenin kent parkı, rekreasyon alanı ya da afet toplanma alanı olarak değerlendirilmesinin kamu yararına olacağını belirten gazeteciler, vatandaşların beklentisinin de bu yönde olduğunu dile getirdi.
Toplantıda zaman zaman geçmişte hazırlanan bilimsel raporlar da gündeme geldi. Gazeteciler, yıllar önce bölgede radyasyon ölçümleri yapıldığını ve farklı kurumlar tarafından çeşitli raporlar hazırlandığını hatırlatarak, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin ancak şeffaf bilgilendirme ile giderilebileceğini söyledi.
Bu değerlendirmeler üzerine yeniden söz alan Sarısoy, bilimsel raporlar ve resmi kurumların açıklamalarının belirleyici olacağını ifade ederek, "Henüz ortada kesinleşmiş bir proje yok. Projeyi görmeden, teknik ayrıntıları bilmeden kesin ifadeler kullanmak doğru olmaz. Süreci sağduyu içerisinde takip etmek gerekir." değerlendirmesinde bulundu.
SOKAK PAZARLARI DA GÜNDEME GELDİ
Toplantının bir diğer önemli başlığı ise Küçükçekmece'deki sokak pazarları oldu. Özellikle Sultan Murat Mahallesi başta olmak üzere bazı mahallelerde kurulan pazarların artık mevcut haliyle ilçenin ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten Sarısoy, modern semt pazarlarının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Sokak aralarında kurulan pazarların yalnızca trafik sorununa neden olmadığını, aynı zamanda çevrede yaşayan vatandaşların günlük yaşamını da olumsuz etkilediğini belirten Sarısoy, pazar kurulumunun bir gün önceden başladığını, temizlik çalışmalarının ise gece geç saatlere kadar sürdüğünü anlattı.
Kendisinin de pazarın kurulduğu bölgede yaşadığını ifade eden Sarısoy, özellikle temizlik araçlarının gece saatlerine kadar çalışmasının ciddi bir gürültü oluşturduğunu, ertesi gün işe ya da okula gidecek vatandaşların dinlenmekte güçlük çektiğini söyledi. Pazar kurulan günlerde sadece araç trafiğinin değil, bölgedeki ticari hayatın da olumsuz etkilendiğini belirten Sarısoy, uzun güzergâhlara yayılan sokak pazarlarının artık çağın ihtiyaçlarına cevap veremediğini dile getirdi.
Geçmiş yıllarda bazı mahallelerde pazarların yeniden sokaklara taşınması yönünde taleplerin gündeme geldiğini hatırlatan Sarısoy, ancak bugünkü nüfus yoğunluğunun eski planlamalarla yönetilemeyeceğini ifade etti. Bir zamanlar birkaç bin kişiye hizmet veren pazar alanlarının bugün on binlerce vatandaşa hizmet vermeye çalıştığını söyleyen Sarısoy, bunun hem güvenlik hem de ulaşım açısından ciddi sorunlara yol açtığını belirtti.
Kalabalık nedeniyle zaman zaman tartışmalar yaşandığını, hırsızlık olaylarının arttığını ve vatandaşların rahat alışveriş yapamadığını dile getiren Sarısoy, "Artık Küçükçekmece'nin modern semt pazarlarına ihtiyacı var. 'Yer yok' demek çözüm değildir. Yöneticiyseniz çözüm üretmek zorundasınız." ifadelerini kullandı.
İlçede hizmet dağılımında eşitliğin sağlanması gerektiğini de vurgulayan Sarısoy, Atakent ve Halkalı'da yaşayan vatandaşların sahip olduğu sosyal yaşam standartlarının Sultan Murat, İnönü ve diğer mahallelerde yaşayan vatandaşlar için de sağlanması gerektiğini belirtti. Modern pazar alanlarının oluşturulması için yeni bir imar planının zorunlu olmadığını ifade eden Sarısoy, önemli olanın çözüm üretme iradesi olduğunu söyledi.
"RUHSAT İŞLERİ İMAR VE İSKÂN GERÇEĞİYLE BAĞDAŞMIYOR!"
Ruhsat işleri Küçükçekmece'nin imar ve iskân durumuna uygun bir tavır sergilemiyor; vatandaşlarımız çalışma ruhsatı vermeme yönünde ciddi bir ayak diretme ile karşı karşıya kalıyor ve mağdur ediliyor. Belediye Meclisinden geçmiş olan karar eksik ve yanlış bir karardır. Karşıdaki vatandaş gelip sizi şikâyet etti diyelim; ortada şikâyet unsuruna daha rastlanamadan çalışma ruhsatınız askıya alınıyor ya da iptal ediliyor, ama şikâyete konu bir işlem henüz tespit edilememiş! Ben bunu Belediye Başkan Yardımcısı Güven Aydın ile görüştüm, bana "Böyle bir meclis kararı var, biz bu kararı uyguluyoruz" dedi. Şikâyet eden ile edilen arasında rekabet olabilir; bu rekabet içinde olunduğu noktada her gün birileri birilerini şikâyet ettiğinde bir tarafın ruhsatını askıya alamazsınız. Maalesef böyle alınmış örnekler var; belediyeyi mahkemeye verip mahkemeden kararın döndüğü çok örnek var ama hâlâ bu konuda ayak diretiyorlar. Siz gidip şikâyet edilen konuyla alakalı durum tespiti yapmadığınız sürece bu kişiyi mağdur edip, şikâyet edeni ödüllendiremezsiniz. Ayrıca İstanbul'da ve Küçükçekmece'de tüm imar iskân sorunu çözülmüş gibi, bazı kişiler usulsüz imar oynamaları yapıyormuşçasına cezai işlemler yapamazsınız. Kentin çarpık, kaçak ve iskânsız yapılanması ortada; kentsel dönüşüm mücadelemiz de bunun için değil mi zaten? İskânlı yeni bir yapıda usulsüzlük yapan vatandaşla, kentin büyük oranda yapı stoğunu oluşturan eski binalarında faaliyet göstermeye çalışan vatandaşımızı aynı göremezsiniz. Belediye yönetimi, Küçükçekmece'deki ekonomik faaliyetleri sekteye uğratan bu anlayıştan artık vazgeçmelidir. Masa başında ruhsat iptali esnafı batırır. Dedikodu ile ruhsat iptal edilip, ticaret durdurulamaz.

9 AĞUSTOS'TA KONGRE YAPILACAK
Toplantının sonunda parti çalışmalarına ilişkin de bilgi veren MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, ilçe kongresinin 9 Ağustos'ta Sefaköy Kültür Merkezi'nde gerçekleştirileceğini açıkladı. "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla düzenlenecek kongreye MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz'ın da katılacağını belirten Sarısoy, tüm partilileri ve vatandaşları kongreye davet etti.
Basın mensuplarının sorularını tek tek yanıtlayan Sarısoy, toplantının sonunda özgür basının demokratik toplumlar açısından taşıdığı öneme de değinerek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına görev yapan tüm gazetecilerin 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü'nü kutladı.
Yaklaşık iki saat süren toplantı, günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi. Toplantıda öne çıkan başlıklar, önümüzdeki süreçte Küçükçekmece'nin gündemini şekillendirecek konular arasında yer alırken; özellikle Nükleer Araştırma Merkezi arazisine ilişkin tartışmaların bilimsel raporlar ve resmi açıklamalar doğrultusunda kamuoyunda konuşulmaya devam etmesi bekleniyor.
TAYFUN ERCAN - KENT YAŞAM HABER MERKEZİ




