GÜNDEM

Nuri Aslan: “Emanet” Sözüyle Köyden Saraçhane’ye Uzanan Yolculuk

Sivas’ın bir dağ köyünde başlayan hayat hikâyesi… Kara lastik ayakkabıyla gelinen İstanbul… 33 yıllık işçilikten genel müdürlüğe uzanan bir kariyer… Ve 19 Mart gecesi Saraçhane’de “dümeni tutmak” zorunda kalınan bir süreç…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Armağan Çağlayan’ın Gör Beni programında hem kişisel hikâyesini hem de son dönemde yaşanan kritik süreci anlattı. Program boyunca öne çıkan tek kelime vardı: “emanet.”

Köyde Başlayan Hayat

1968 Sivas doğumlu Aslan, ilkokul üçüncü sınıfa kadar köy okulunda eğitim gördüğünü anlattı. Çocukluk yıllarında bir adam boyu kar yağdığını, saatlerce yürüyerek ölüm haberi götürdüğü günleri unutamadığını söyledi.

10 Kasım doğumlu olduğunu belirten Aslan, doğum gününü hiç kutlamadığını ifade ederek, “Cumhuriyeti emanet eden bir liderin doğum gününde farklı bir sorumluluk hissedersiniz” dedi.

Kara Lastikten Üniversiteye

İstanbul’a ilk geldiği günleri “kara lastik ayakkabı” ile hatırlayan Aslan, öğrencilik yıllarında bakkal çıraklığı yaptığını söyledi.
“Ya sabah 05.30’da kalkıp bakkalı açacaktım ya da okuyacaktım” sözleriyle o dönemin zorluğunu özetledi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşa ve Gemi Makine Mühendisliği mezunu olan Aslan, ekonomik şartlar nedeniyle mesleğe gemilerde başlayamadığını; bir dönem kasaplık yaptığını ve sanayide çalıştığını anlattı.

33 yıl aynı şirkette görev yaptığını belirten Aslan, “Tuvalet de yıkadım, yer de süpürdüm. Gece yarılarına kadar freze tezgâhında çalıştım. Küçük bir atölyeden dünyada ilk beşe giren bir şirket olduk” ifadelerini kullandı.

“Hayata Aynı Yerden Bakmak”

Ekrem İmamoğlu ile yol arkadaşlığını “hayata aynı yerden bakmak” şeklinde tanımlayan Aslan, Beylikdüzü döneminde Hasan İmamoğlu’nun kendisine “Oğlumu sana emanet ediyorum” dediğini aktardı.

31 Mart sürecine de değinen Aslan, “Mazbatayı almadan iş bitmez” diyerek hukuk ve irade vurgusu yaptı.

19 Mart Gecesi: “Dümeni Tutmak”

Diploma iptali kararını 18 Mart akşamı öğrendiğini belirten Aslan, gece saat 03.30’a kadar belediyede kaldığını söyledi. Sabah saatlerinde gelen telefonla İmamoğlu’nun evinin polis ablukasında olduğunu öğrendiğini ifade eden Aslan, Saraçhane’ye gidiş anını şu sözlerle anlattı:

“Babası size emanet etmiş, o da ‘burası sana emanet’ demiş. O anda dümeni tutmak zorundasınız.”

Sekiz gün boyunca Saraçhane’den ayrılmadığını belirten Aslan, yaşanan sürecin ülke adına bir daha tekrarlanmamasını temenni etti.

“Cumhuriyetin Çocukları Sahip Çıktı”

O gece yapılan değerlendirmelerde “Cumhuriyetin kalesini teslim edecek miyiz?” sorusunun gündeme geldiğini söyleyen Aslan, Saraçhane’ye yürüyen gençler için “Cumhuriyetin çocukları cumhuriyete sahip çıktı” dedi.

Bayram sabahı Beylikdüzü’nde namaz kıldıktan sonra Silivri’ye gittiğini anlatan Aslan, İmamoğlu’na “Hiç üzülme. Bizim hizmetimiz millete ve Allah’adır” dediğini aktardı.

“Tek Korkum Hata Yapmak”

Programın sonunda dikkat çeken bir cümle kurdu:

“Ben bir cumhuriyet çocuğunun emanetini, bir cumhuriyet çocuğu olarak taşıyorum.”

Korkmadığını ancak tek endişesinin hata yapmak olduğunu belirten Aslan, “Bir hata yaparım da kardeşlerim bir gün daha fazla zindanlarda kalır mı diye düşünürüm” ifadelerini kullandı.