Kentin arka yüzünü görünür kılan eserlerden oluşan sergi, duvarları yalnızca beton yüzeyler olarak değil; hafızayı, itirazı, umudu ve yaşanmışlıkları taşıyan güçlü anlatım alanları olarak ele alıyor. İstanbul’un farklı semtlerinden toplanan izler, yırtılmış afişler, üst üste boyanmış sloganlar ve katman katman biriken görsel izler, sergide dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor.
Büyükkahraman: “Duvarlar Asi ve Hareketli”
Sanatçı Turan Büyükkahraman, eserlerini oluştururken İstanbul’un bir yakasından diğerine uzanan geniş bir alanı taradığını belirterek, kent duvarlarının sosyo-kültürel ipuçları verdiğini söyledi.
“Bu duvarları oluştururken malzemelerimi sokaktan topluyorum. Kent duvarları bulundukları bölgenin ruhunu taşır. Hali vakti yerinde semtlerde resim için malzeme bulmak zor; ama varoşların duvarları asi ve hareketli. Öyle anlar oluyor ki bu hareketlilik adeta görsel bir şölene dönüşüyor” sözleriyle üretim sürecini anlattı.
Çebi: “Sanat Hayatın İçinde Olmalı”
Sergi açılışında konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ise sanatı yalnızca galerilere hapsedilmiş bir alan olarak görmediklerini ifade etti.
“Biz sanatı hayatın içinde, kamusal alanda ve herkes için erişilebilir bir değer olarak ele alıyoruz. Bu eserler, gündelik hayatın içinden geçen güçlü bir görsel anlatı sunuyor. Küçükçekmece’de kültürü, sanatı, edebiyatı ve sporu büyütmeye devam edeceğiz. Tüm sanatseverleri sergimize davet ediyorum” dedi.
8 Mayıs’a Kadar Ziyarete Açık
İstanbul’un sokak hafızasını sanat diliyle yeniden yorumlayan “Duvarlar” sergisi, 8 Mayıs tarihine kadar Galeri Cennet’te ziyaret edilebilecek.
Kent duvarlarının sessiz çığlığı, bu kez bir sergi salonunda yankılanıyor.