Küçükçekmece Sefaköy’de küçük bir şube olarak başlayan Hızır Türkiye Derneği, bugün Türkiye'nin birçok ilinde faaliyet gösteren büyük bir dayanışma ağına dönüşmüş durumda. Köy okullarına eğitim desteğinden depremzedelere, burslardan hasta bakım malzemelerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürüten derneğin hikâyesini Yaşam Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Karaali, Hızır Türkiye Derneği Genel Başkanı Özlem Yüce ile gerçekleştirdiği özel röportajda dinledi.
750 Çocukla Başlayan Yolculuk
Dört yıl önce dernekleşen ancak geçmişi daha eskiye dayanan Hızır Türkiye, ilk olarak kırsal bölgelerdeki köy okullarına ulaşmak amacıyla yola çıktı. Genel Başkan Özlem Yüce, kuruluş felsefelerini “Hızır, bilinmeden ve karşılık beklenmeden yapılan yardımdır” sözleriyle özetliyor.
750 çocukla başlayan yardım seferberliği zaman içerisinde büyüyerek Türkiye genelinde birçok il ve ilçeye yayıldı. Şubeleşme sürecini tamamlayan dernek, bugün farklı şehirlerde temsilcilikleri ve şubeleri aracılığıyla faaliyetlerini sürdürüyor.
Çocukların İhtiyaçları Tek Tek Belirleniyor
Dernek, destek verdiği okullarla yıl boyunca sürekli iletişim halinde kalıyor. Eğitim dönemi başlamadan önce okul yönetimleriyle görüşülerek öğrenci sayıları ve ihtiyaç listeleri güncelleniyor.
Kız ve erkek öğrenci sayılarından kırtasiye ihtiyaçlarına kadar tüm detaylar belirlenerek çanta, defter, kalem, okul kıyafeti ve diğer eğitim materyalleri hazırlanıyor. Bayramlarda ise ihtiyaç sahibi çocukların bayramlıkları dahi unutulmuyor.
Özlem Yüce, “Biz sadece bir koli göndermiyoruz. Çocukların hayatına dokunmaya çalışıyoruz. Anne oluyoruz, baba oluyoruz, teyze oluyoruz” diyerek çalışmaların insani yönüne dikkat çekiyor.
Nakdi Değil, Ayni Yardım Modeli
Hızır Türkiye Derneği’nin en dikkat çeken özelliklerinden biri de yardım modelinde nakdi bağış yerine ayni yardımı tercih etmesi.
Dernek, bağışçılardan para yerine ihtiyaç malzemeleri talep ediyor. Kalem, defter, çorap, mont, bot ve hasta bakım ürünleri gibi doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşabilecek destekler ön plana çıkarılıyor.
Bu sistem sayesinde hem bağışçılar yardımın yerine ulaştığını görüyor hem de farklı sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler projelere ortak olabiliyor.
Deprem Bölgesindeki Çalışmalar Devam Ediyor
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yönelen dernek, aradan geçen zamana rağmen çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Hatay, Elbistan, Osmaniye, Şanlıurfa ve diğer depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren dernek, çocuklara kıyafet desteği sağlamanın yanı sıra engelli ve yatalak depremzedelere de düzenli yardım ulaştırıyor.
Özlem Yüce, deprem bölgesinde halen destek verdikleri felçli ve uzuv kaybı yaşayan vatandaşların bulunduğunu belirterek, hasta bezi ve medikal malzeme desteğinin büyük önem taşıdığını ifade ediyor.
Bir Köyün Talebi Anaokuluna Dönüştü
Derneğin başarı hikâyelerinden biri de Şanlıurfa’da hayata geçirilen konteyner anaokulu projesi.
Bir köy okulundan gelen talep üzerine bölgeyi ziyaret eden ekipler, eğitim alan çocukların küçük kardeşlerinin de derslere katılmaya çalıştığını gördü. Bunun üzerine başlatılan çalışma sonucunda 20 öğrencilik bir konteyner anaokulu kuruldu ve bölgedeki çocuklar eğitim imkânına kavuştu.
Şimdi Sırada Anneler Var
Hızır Türkiye Derneği'nin yeni projeleri arasında okuma-yazma kursları da yer alıyor.
Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kaymakamlık tarafından onaylanan proje kapsamında, çocukları okula giden ancak okuma yazma bilmeyen anneler için eğitim programı başlatılacak. Dernek merkezinde gerçekleştirilecek kurslarda veliler eğitim alma fırsatı bulacak.
Bunun yanında bağlama kursları ve çeşitli sosyal projelerin de hayata geçirilmesi planlanıyor.
“Bir Kalem de Sizden Olsun”
Hayırseverlere çağrıda bulunan Özlem Yüce, destek vermek isteyen vatandaşların para göndermek yerine doğrudan ihtiyaç malzemeleriyle katkı sunabileceğini belirtiyor.
Kalemden deftere, çoraptan hasta bezine kadar her desteğin ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını ifade eden Yüce, toplumun dayanışma ruhuyla daha fazla çocuğa, daha fazla aileye ve daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşabileceklerini söylüyor.
Küçükçekmece’den doğan bu iyilik hareketi, bugün Anadolu'nun dört bir yanında eğitimden sağlığa, çocuklardan depremzedelere kadar binlerce insanın hayatına dokunmaya devam ediyor.