Avukatlar tarafından sunulan dilekçede, görevden uzaklaştırma kararına dayanak gösterilen hukuki ve fiili gerekçelerin, tahliye kararıyla birlikte ortadan kalktığı savunuldu.
“Tahliye Kararı Hukuki Zemini Hükümsüz Kıldı”
Başvuruda, “Kent Uzlaşısı davası” kapsamında verilen 14 Temmuz 2025 tarihli tahliye kararına dikkat çekildi. Dilekçede, söz konusu kararın görevden uzaklaştırma işleminin temelini oluşturan şartları geçersiz hale getirdiği ileri sürüldü.
Ayrıca, Ahmet Özer hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı vurgulanarak, görevden uzaklaştırmanın geçici bir idari tedbir olduğu hatırlatıldı.
“Seçmen İradesine Aykırı”
Başvuruda, Özer’in 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Esenyurt’ta yüzde 49,04 oy oranıyla (227 bin 608 oy) belediye başkanı seçildiği belirtildi. Seçilmiş bir belediye başkanının görevden uzak tutulmasının seçmen iradesiyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Dilekçede şu yasal dayanaklara atıf yapıldı:
-
Anayasa’nın 127. maddesi: Yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarını düzenliyor.
-
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi: Görevden uzaklaştırma şartlarının ortadan kalkması halinde tedbirin kaldırılmasını öngörüyor.
Avukatlar, bu çerçevede görevden uzaklaştırma tedbirinin devam etmesinin hukuka aykırı olacağını savunarak İçişleri Bakanlığı’ndan kararın yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Esenyurt’ta gözler şimdi yapılacak idari değerlendirmeye çevrildi.