Bu haber kez okundu.

Türkiye’de KADIN Olmak!
 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünyada çeşitli etkinlikler eşliğinde kutlanan ve kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olduğunu niteleyen özel bir gündür. Dünya Kadınlar Günü'nde kadınların ne kadar değerli oldukları bir kez daha ortaya koyacak kutlamalar gerçekleştirilir. Tarihi dönemlere bakıldığı zaman, kadınlar gerçek bir birey olmanın; siyasi , sosyal ve ekonomik anlamda eşitliğe kavuşmanın mücadelesini büyük bir azim ve kararlılıkla göstermişlerdir. Bu nedenle Dünya Kadınlar Günü de kadınlarının başarı elde ettikleri mücadeleyi simgelemektedir. Özetle, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü; kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirmesi ve ekonomik, siyasi ve sosyal başarıları için kutlanmaktadır.

UZMAN KADINLAR KONUŞTU

Ülkemizde de uzun yıllardan beri kutlanmakta olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü son yıllarda hızla artan kadına şiddet ve çocuk istismarlarının gölgesinde kutlanıyor. Kent Yaşam Gazetesi olarak Siyaset, Sanat, Eğitim ve bürokrasi alanlarında uzman kadınlar ile 8 Mart Dünya  Kadınlar Günü’nü ve Türkiye’de Kadın olmanın avantajlarını, dezavantajlarını konuştuk.

‘KADININ EĞİTİMİ ÖNEMLİ’

Konu ile ilgili ilk olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Avcılar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Emine Ebru Baydak ile konuştuşuk. Avcılar Kaymakamlığının  özel izni ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi de Baydak, Türkiye’de kadın olmanın sosyal ve kültürel yapı nedeni ile zorlukları olduğunu ancak Bakanlık tarafından yapılan çalışmalar ve destekler ile bu zorlukların aşılmaya başlandığının altını çizdi. Özellikle kadının eğitimi konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını belirten Baydak, “Müdürlüklerimiz kapsamında çok sayıda birimimiz var. Her ne kadar tasvip etmezsek de, bu konu bizim içimizi acıtsa da kadına yönelik şiddeti ele aldığımız ‘Şiddet Önleme Merkezi’miz var. Uzman kadrolarımız ile vakaları değerlendiyor ve hizmet modellerimizi belirliyoruz” dedi.

 ‘TOPLUMU DEĞİŞTİRMEK

KADINI DEĞİŞTİRMEK İLE BAŞLAR’

Kadının gördüğü şiddet biçimlerinin ayrı ayrı değerlendirildiğini dile getiren Baydak, “Kadın fiziksel, ekonomik ya da duygusal şidette maruz kaldıysa biz gördüğü şiddete göre bir yaklaşım modeli belirliyoruz. Bu açıdan bize müracaat eden kadınların yaşadıkları hanelere giriyor ve onların yaşam alanlarına bakıyoruz. Ayrıca kadınlarımıza 22 ana başlıkta aile içi eğitim seminerleri veriyoruz. Bu açıdan bizler Bakanlık olarak ‘bilinçli toplum’un önemine vurgu yapıyoruz. Sosyal hizmetlere bakıldığında ciddi bir aşama görüyoruz. Ve dahada ileri düzeylere geleceğine inanıyorum. İnşaallah bundan sonra Kadına yönelik şiddeti konuşmayacağımız zamanları yaşayacağız. Ama özetle şunu belirtmem gerekir ki bir toplumu değiştirmek istiyorsanız önce kadını değiştirmek gerekir” diye konuştu.

‘ÖRF GELENEK BELİRLEYİCİ OLUYOR’

Konu ile görüşlerine başvurduğumuz yine Avcılar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğüne bağlı olarak çalışan Uzm. Psikolog Belgin Ataş Kördeve ve sosyologlar Özlem Ateş ve Gamze Soy da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair düşüncelerini paylaşarak yaşanan şiddet vakalarının temel sebeplerini sıraladılar. Psikolog Belgin Ataş Kördeve ülkemizde yaşanan kadınların şiddet mağduru olmasının temek sebepleri arasıdna ekonomik bağımlılık ve örf, gelenek konularının ön planda olduğunun altını çizdi.

‘BİRLİKTE DURDURABİLİRİZ’

CHP Avcılar Kadın Kolları Başkanı Sevgican Çiçek ise yaptığı değerlendirmelerde, “Hayatımızı fetvalarla kuşatıp bizleri yok sayan, mücadeleyle kazandığımız haklarımızı elimizden almaya çalışan, çocuk istismarını meşrulaştıran gericiliğinize; Çalışma yaşamından bizleri dışlayan, ev içi emeğimizi yok sayan, yoksulluğu kader olarak dayatan politikalarınıza; Bizlere yönelen her türden şiddeti yok sayan, uygulayanları cezasız bırakarak cesaretlendiren ve meşrulaştıran, şiddeti sindirme aracı olarak kullanan baskı düzenine karşı susmuyoruz, direniyoruz! Bizler emeğine, özgürlüğüne, yaşamına sahip çıkan, insanca ve eşit bir yaşamı kuracak olan kadınlarız. Bize dayatılan karanlığı, eşitsizliği, geleceksizliği reddediyoruz. Biliyoruz ki ancak yan yana durduğumuzda umudu, dayanışmayı, mücadeleyi büyütebiliriz” dedi.

‘KADIN GÜÇLÜ İSE

DEMOKRASİ GÜÇLÜDÜR’

İBB ve Çatalca CHP Meclis Üyesi Belgin Tezer ise yaptığı açıklamada, “Ülkemizde son yıllarda kadına yönelik şiddetin artması, kadının halen toplumuzda hak ettiği yerde olmaması son derece düşündürücü ve üzücüdür. Kadına şiddetin önlenmesinde en etkili yollardan biri, toplumsal yapı içinde kadınımızı her alanda güçlendirmektir. Unutulmamalıdır ki, bir ülkede kadınlar, ekonomik, sosyal ve siyasal yaşama etkin katılıyor ise ve kadın ne kadar özgürse, demokrasi de o kadar güçlüdür” ifadelerini kullandı.

 

 

KADIN GAZETECİLER

Anahtar Kelimeler:
türkiye kadın olmak
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner258

banner261

banner183