Bu haber kez okundu.

80 YILLIK ÖZLEMLE ANIYORUZ..!
 

Silah arkadaşlarıyla birlikte Türk Milletini arkasına alarak başlattığı ulusal kurtuluş mücadelesi sonunda ülkemize bağımsızlığını kazandırıp, her anlamda gelişmiş dünya ülkeleri seviyesine çıkarmak için yaşam boyu mücadele eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, son nefesini verene kadar hep milletinin geleceğini ve mutluluğunu düşündü. Bunun için hasta yatağında bile Cumhurbaşkanlığı görev ve sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan Büyük Atatürk, milletinin sevgisiyle en yüce makama ulaştı, gönüllerdeki yerini hiçbir zaman kaybetmedi.

 

Bugüne kadar başka hiçbir millete kısmet olmayan varlığıyla Türk Milleti için her zaman onur ve gurur kaynağı olan Mustafa Kemal Atatürk, bundan sonra da sonsuza kadar içimizde yaşayacaktır. Vefatının her yıldönümünde resmi törenlerle anmanın ötesinde, kendi elleriyle kaleme aldığı Nutuk ve silah arkadaşları ile onu tanıyıp, gören ve konuşma şansı bulanların anılarını okuyarak ulusal mücadele ve sonrasındaki üstün gayretlerini öğrendiğimiz Büyük Atamızı her geçen gün daha büyük bir özlemle anıyor, onun fikir ve düşüncelerinden her anlamda yararlanma ihtiyacı duyuyoruz.

 

TÜRK MİLLETİNİN ATASINA KARŞI DUYDUĞU SEVGİ HİÇ EKSİLMEDİ

 

Mustafa Kemal Atatürk’e ülkesi ve milleti için yaptıklarından dolayı büyük bir minnet ve sevgi duygusuyla bağlı olan Türk Ulusu, O yaşarken de şimdi olduğu gibi her zaman onu görmek, konuşabilmek ve ellerini öpebilme istek ve arzusuyla hareket etmiştir. Bu nedenle Büyük Ata, İstanbul’da olduğu bir dönemde sağlığını merak ederek Ankara’dan ziyaretine gelen bir grup vatandaş, 9 Ağustos 1929’da Atatürk’le Büyükdere’de bir araya gelmişti. Atatürk burada ziyaretine gelen halka hitaben yaptığı konuşmada şöyle demiştir;

“Benim için zahmet ediyorsunuz. Bundan mahcup oluyorum. Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir. Ankara’dan buraya gelmeden evvel işittim ki, hakkımda ‘hastadır, eli ayağı tutmuyor, ölüme mahkûmdur’ demişler.

İşte karşınızdayım. Sıhhatteyim, elim ayağım tutuyor. Kendi gözlerinizle görüyorsunuz ki sapasağlamım, kuvvetim yerindedir. Siz bu akşam benim karşımda milletin bir kitlesi, bir timsalisiniz. Size hitap ederken bütün millete sesimi işittireceğime eminim. İşitiniz ve işittiriniz. Sizin menfaatiniz için sıhhatini ve ömrünü veren adam sıhhattedir ve sizin için çalışacaktır. O sizin için yaşıyor. Benim kuvvetim, benim size olan muhabbetim ve sizin bana olan muhabbetinizdir. Bu millet, bu memleket yeni rejim üzerinde dünyanın en makul bir mevcudiyeti olacaktır. Ben bunu kendi gözlerimle görmeden ölmeyeceğim.”

Büyük Atatürk, aramızdan bedenen ayrıldığı 10 Kasım 1938’e kadar gecesini gündüzüne katarak, ülkesi ve milleti için çalışmış, sahibi olduğu tüm mal varlığını ülkesine bağışlayarak, ebediyete intikal etmiştir.

Atasının izinden ayrılmamakta kararlı olan Türk Milleti ise, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve vatan topraklarını her türlü iç ve dış düşmanlara karşı koruyup kollamakta hiç bir tereddüt göstermemekte, Atatürk’ün fikir ve düşünceleri ışığında, onun yolundan yürümeye devam etmektedir.

 

Tuncay Dağlı-Kent Yaşam

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner183